24 Ağustos 2015 Pazartesi

Mutluluk

Bir insanın yanında ne kadar insan olursa olsun, elbet kendini toparlamak istediği dönemlere sahip olacak. Yalnızlığıyla yüzleşmeye ve kendi düşüncelerinde boğulmak istediği zamanlar...
Başta her ne kadar garip dursa da bu zamanlar aslında bir insanın manevi ihtiyaçlarından birisidir. Çünkü bu zamanlar insanların gerçeklerle yüzleşmesini, hayata doğrularla devam etmesini sağlıyor.
Kendisiyle barışık bir insanı diğerleri, her ne yaparlarsa yapsınlar incitemezler biliyorsunuz değil mi?
Hayat kısa. Hayat acı. Karşımıza her zaman bizi üzecek ve acıyla kıvranmamıza neden olacak zamanlar çıkacak. Biz işte burada belki de bir karar veriyoruz.
O kadar kötülüğün arasındaki ufak mutluluğu çekip çıkartmak bizim elimizde olan bir şey. Ya da uğraşmamak ve hayatın getir götürlerine "Olur." demek, karanlıkta boğulmak....
Bırakın o onca acı sırasında mutluluk yardımcınız olsun. Bardağın boş değil, dolu tarafı gözünüze batsın. Ve gülümseyin. Sıcak ve içten bir gülümsemeden başka hangi mimik bir insana yakışır ki?
Uğraştığınız her şeyin karşılığı size bir gün dönecek. Buna inanın. Hayata inanın.
Bırakın felsefeniz gülmek ve güldürmek olsun. Sevinçle doldurmak olsun. Hayata bağlamak olsun. Bırakın felsefeniz mutluluk olsun.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder