Elimdeki kağıda nefesim kesilmiş bir biçimde bakıyordum. Sözleri üzerimde büyük bir etki bırakmıştı. Ve bir dakika? Bu kağıdın burada ne işi vardı?
Dedeme sorabilirdim. Ama ciddi bir şeyse elimden alır, bir daha geri vermezdi. Odama koştum. Bilgisayarım açıktı. Yazıcıya koyduğum kağıdın bir fotokopisini çektim. Sıra geldi detaylara. Fotokopiyi ve asıl kapıdı çekmeceme sakladım. (Annem her an gelebilirdi. Odamı düzenlemeyi cidden çok seviyor.) Çekmeceme sakladıktan sonra yatağıma uzandım. Yatağımın bir kenarına fırlattığım moda derglerindne birini elime aldım. Bu dergilerden bende çok fazla bulunuyordu.
Bir süre sonra tahmin ettiğim gibi annem odama girdi.
"Selam canım. Şey, odan.... Toplu görünüyor?"
Annem odama şaşkın şaşkın göz atıyordu. Dergiyi gözümün önünden indirip ona baktım. Hali cidden komik görünüyordu. Masamın altına filan bakmaya başlamıştı. Anlaşılan toplayacak eşya arıyordu. Ya da iş...
"Anne, benim boğazım ağrıyor. Evde ada çayı var mı?"
"Var tabii canım. Dur sen yat uzan. Ben yapar getiririm"
Bazen diğer çocuklarının yaşamının nasıl olduğunu merak ediyorum. Ben bugüne kadar hiçbir işimi kendim yapmadım. Hepsini annem yaptı. Ama duyduğuma göre diğer çocuklar kendi işlerini yapabiliyorlarış. Kıskanıyorum. İşlerimin hepsini annem yapıyor. Çünkü düşük seviyeli biri olduğumu düşünüyor. Bir kez olsun bir işi yapıp ona aslında sandığı kadar düşük bir seviyede olmadığımı göstermek isterdim.
Kafamdan bu düşünceleri uzaklaştırmak istedim. Dergime geri döndüm.
************
"İşte canım. Çay biraz sıcak ama içersin diye düşünüyorum."
"İçerim anne. Bir de lütfen o çayın torbası kalsın."
"Neden böyle istediğini pek anlamadım ama tamam öyle olsun."
Annem çayımın yanına ufak bir çay tabağı bıraktı ve odamdan çıktı. Kendim torbayı aldım ve çay tabağına koydum.
Sonra üstünden dumanlar tüten çayıma döndüm. Derin bir nefes aldım. Ve ölüme adım attım.
O kaynar çayı bir dikişte içtim.
*******
Lavaboda yavru köpek gibi nefes alıp veriyordum. Çay dilimi tahmin edeceğiniz üzere yakmıştı. ( Hem de ne yanma...) Ağzıma son bir kez su verdim. Ve nefes aldım.
Sonunda! Ağzımın yanması geçmişti. Ama tam yarım saattir lavabodaydım. Torbanın etkisinin geçmemiş olduğunu umarak odama döndüm. Çay torbasını alıp fotokopi haritaya sürdüm. Her yanına yaydım. Biraz da haritanın bazı kısımlarını kopardım. İşim bittiğimde elim yapış yapıştı. Haritayı alıp güneşe kurumaya bıraktım. Odama girdim.
Yatabilirdim, ama istemedim. Kafamı tavana çevirdim ve sesli konuştum;
"Benden sakladığın sırrı yakında öğrenceğim. Ve nedense bu sır benimle ilgiliymiş gibi hissediyorum. Doğru mu düşünüyorum?"

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder