Her şey çok çabuk olmuştu ama Ela için hava hoştu. Nede olsa onda savaşçı refleksleri vardı. Savaşçılık için akademiye gitmek mi? Neden olmasın?
Hakan ona etrafı gezdirirken Ela, sadece savaşan, savaşmaya hazırlanan çocuklara bakıyordu. Sonunda kayıt odasına geldiklerinde Hakan ahşap masanın ardındaki siyah koltuğa oturdu. Ela ve annesine oturmasını işaret ettikten sonra çekmeceden bir tomar kağıt çıkardı.
Hakan:
-Ela, önce senin bölümünü belirlememiz gerekecek. Büyücülük mü, okçuluk ve kılıç sanatları mı?
Ela:
-Hmmm, ama çok zor bir karar bu....
Hakan:
Sen sadece bu yazlık eğitimini seçeceksin. Gelecek yaz tekrar gelmek istersen yeniden seçebilirsin. Bu yazlık kararın hangisi?
Ela ondan hiç beklenmeyen bir şey yaparak:
-Büyücülük olsun, dedi.
************************************************************************************************************************************************
Günün geri kalanı çok sıkıcıydı. Büyücülük sınıfı haricinde tabii. Ve gece olayı dışında...
Sınıf Ela için muazzam bir yerdi. Sınıf en az 5 ev büyüklüğündeydi. Ama en az deniliyordu bakın, en az... Pelerinli bir kaç öğrenci ellerinde elektrikakımı gibi görünen mavi ışıklı bir akımı karşılarındaki hedefe yollayıp, hedefi param parça ediyorlardı. Sonra aynı akımla, sınıftaki eşyaları kendilerine çekip parmaklarını oynatmalarıyla param parça ediyorlardı.
Hakan onu öğretmenle konuşturup kaydını tamamlamıştı. Sonra da Ela'ya kendi odasının anahtarı verilmişti.
Dostum tüm bunları canlı yaşamak cidden çok sıkıcıydı.
**********************************************************************************************************************************************
Gece vakti Ela yemek yeme niyetine uyandırılmıştı.
Yemek bilinen yemekti işte ama herkes yemeğini yerken, günün macerası başladı. Sis'ten oluşmuş gibi görünen bir adam Ela'nın yanına oturdu. Ve Akademi müdürünü yanına çağırdı:
-Hakan buraya gel!
Müdür'de Ela'nın masasına oturunca Ela iyice şüphelendi.Sis Adam:
-Bu kızı almam lazım, sarayın güvenliği için gerekli.
Hakan:
-Olmaz, Ela daha eğitimini almadı.
Adam:
-Eğitime gerek yok onun için, doğuştan kanında var savaşçılık.Sadece geliştirilmesi gerekiyor ama olsun, güvenlikte idare eder. Ona bir iki büyü gösterin yeter!
Hakan:
-Olmaz dedim sana. Kız eğitimini alacak.
Ela:
-Alo ben buradayım ve sağır değilim.
Adam elini bir şey yok dercesine salladı ve konuşmaya devam etti:
-Hakan anlamıyorsun, onun burada eğitim alan her öğrenciden daha fazla eğilimi var savaşa, ve hepsinden daha yetenekli.
Ela:
-Teşekkür ederim.
Hakan gözünü kırpıştırıp Ela'ya baktı:
-Sen bu dili nereden biliyorsun?
Ela:
-Ben Türkçe' yi doğuştan biliyorum.
Hakan:
-Ama Siss türkçe konuşmadı ve sende şu an türkçe konuşmuyorsun.
Ela etrafına baktı herkes tenis maçı izler gibi onları seyrediyordu, hepsinin gözü fal taşı gibi açılmıştı.Ela:
-Peki nece konuşuyorum?
Siss:
-Antik Mısırca...
Hakan ona etrafı gezdirirken Ela, sadece savaşan, savaşmaya hazırlanan çocuklara bakıyordu. Sonunda kayıt odasına geldiklerinde Hakan ahşap masanın ardındaki siyah koltuğa oturdu. Ela ve annesine oturmasını işaret ettikten sonra çekmeceden bir tomar kağıt çıkardı.
Hakan:
-Ela, önce senin bölümünü belirlememiz gerekecek. Büyücülük mü, okçuluk ve kılıç sanatları mı?
Ela:
-Hmmm, ama çok zor bir karar bu....
Hakan:
Sen sadece bu yazlık eğitimini seçeceksin. Gelecek yaz tekrar gelmek istersen yeniden seçebilirsin. Bu yazlık kararın hangisi?
Ela ondan hiç beklenmeyen bir şey yaparak:
-Büyücülük olsun, dedi.
************************************************************************************************************************************************
Günün geri kalanı çok sıkıcıydı. Büyücülük sınıfı haricinde tabii. Ve gece olayı dışında...
Sınıf Ela için muazzam bir yerdi. Sınıf en az 5 ev büyüklüğündeydi. Ama en az deniliyordu bakın, en az... Pelerinli bir kaç öğrenci ellerinde elektrikakımı gibi görünen mavi ışıklı bir akımı karşılarındaki hedefe yollayıp, hedefi param parça ediyorlardı. Sonra aynı akımla, sınıftaki eşyaları kendilerine çekip parmaklarını oynatmalarıyla param parça ediyorlardı.
Hakan onu öğretmenle konuşturup kaydını tamamlamıştı. Sonra da Ela'ya kendi odasının anahtarı verilmişti.
Dostum tüm bunları canlı yaşamak cidden çok sıkıcıydı.
**********************************************************************************************************************************************
Gece vakti Ela yemek yeme niyetine uyandırılmıştı.
Yemek bilinen yemekti işte ama herkes yemeğini yerken, günün macerası başladı. Sis'ten oluşmuş gibi görünen bir adam Ela'nın yanına oturdu. Ve Akademi müdürünü yanına çağırdı:
-Hakan buraya gel!
Müdür'de Ela'nın masasına oturunca Ela iyice şüphelendi.Sis Adam:
-Bu kızı almam lazım, sarayın güvenliği için gerekli.
Hakan:
-Olmaz, Ela daha eğitimini almadı.
Adam:
-Eğitime gerek yok onun için, doğuştan kanında var savaşçılık.Sadece geliştirilmesi gerekiyor ama olsun, güvenlikte idare eder. Ona bir iki büyü gösterin yeter!
Hakan:
-Olmaz dedim sana. Kız eğitimini alacak.
Ela:
-Alo ben buradayım ve sağır değilim.
Adam elini bir şey yok dercesine salladı ve konuşmaya devam etti:
-Hakan anlamıyorsun, onun burada eğitim alan her öğrenciden daha fazla eğilimi var savaşa, ve hepsinden daha yetenekli.
Ela:
-Teşekkür ederim.
Hakan gözünü kırpıştırıp Ela'ya baktı:
-Sen bu dili nereden biliyorsun?
Ela:
-Ben Türkçe' yi doğuştan biliyorum.
Hakan:
-Ama Siss türkçe konuşmadı ve sende şu an türkçe konuşmuyorsun.
Ela etrafına baktı herkes tenis maçı izler gibi onları seyrediyordu, hepsinin gözü fal taşı gibi açılmıştı.Ela:
-Peki nece konuşuyorum?
Siss:
-Antik Mısırca...

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder